Ev Hayvanları ve Sağlığımız: Dostlarımız ve Biz


Hayvanlarla dostluk, dayanışma ve “iş” ilişkilerimiz binlerce yıl öncesine dayalıdır. Evcilleştirilen ilk hayvan köpektir. Evcilleştirme tarihi; köpek için MÖ 12 bin yıl, inek ve koyun için MÖ 6-7 bin yıl, kedi için MÖ 3.5 bin yıl, at için MÖ 3 bin yıl kadar eskilere uzanır.

Günümüzde ev hayvanları; kedi, köpek, kuş ve balıktan çok daha fazla çeşitlenmiştir. Doğa severler karşı çıksa da vahşi doğada yaşaması gereken sürüngenlerden aslangillere farklı hayvanlar evde bakılabilmektedir. Ev hayvanları; yiyecekleri, üretim, bakım ve veterinerlik hizmetleri ile büyük ve önemli bir sektör oluşturmaktadır. Burada binlerce yılda insanlara bağımlı hale getirilmiş köpekler ve doğada yaşama yeteneğini kısmen sürdüren kediler için yapılmış çalışmalar özetlenmiştir.

İnsanların büyük çoğunluğu hayvanları sever, sevmese bile kötülük yapılmasını istemez, bir kedi, köpek yavrusu görünce yüzünde gülümseme oluşur. Bazı insanlar, evde hayvanı olmadan yaşamayı düşünemez, onları ailenin bir ferdi olarak kabul eder... Ev hayvanı olanlar neden bağlanır veya mutlu olmalarının sırrı nedir? Son yıllarda giderek artan tıbbi ve psikososyal bilimsel araştırmalar, ev hayvanı ile insan etkileşimini anlamamıza daha fazla yardımcı olmaktadır. Bugünkü bilgilerimize göre, insan vücudunda iki sistemin etkilendiği gösterilmiştir: birincisi anne ve çocuk ilişkisinde artan “oksitosin” hormonu, ikincisi ise stres ve mutluluk hissetmemizde önemli rolü olan ve sinir sisteminin yapı taşı “epinefrin/adrenalin”. Psikolojik ve sosyal etkiler, bugün için bildiğimiz ve bilmediğimiz hormon, sinir ve diğer biyolojik etkileşimler zemininde gelişmektedir.

“İnsan ve hayvan etkileşimi” ile insanların yaşamında önemli, olumlu ve iyileştirici etkiler olmakta ve bu etkiler bilimsel araştırmalar ile gösterilmektedir. Örneğin; sağlık yönünden kalp damar sağlığı, hormon dengelerine olumlu etki, depresyonda azalma, egzersiz oranında artış, kendini iyi hissetme, çocuklarda eğitime ilgi duyma, odaklanma artışı, sosyal etkileşimde olumlu etki gibi.

Ayrıca; özel eğitimli ev hayvanları görme, işitme, bedensel engelli kişilere can yoldaşı olmakta, kanda şeker düzeyi değişimi, sara /epilepsi nöbetini erken farketme, çocukların tedavilere uyumunu arttırma gibi birçok tedavi hizmetini destekleyebilmektedir.

Bilimsel çalışmalar ile gösterilen “İnsan-Hayvan Etkileşimi”:

Sosyal Etkileşim:

İnsan-hayvan ilişkisi ile, insanlarda güven, empati, saygı, olumlu ruh halinde artış, öfke ve stresde azalma gibi etkilerin olduğu, bu etkinin “insanlar arası” ilişkileri de olumlu etkilediği gözlenmiştir.

-Sosyal Kaynaştırma: Ev hayvanı olan bir kişiye diğer insanlar daha olumlu tepki verebilmekte, gülümseme, sohbete başlama gibi yeni sosyal ilişkilerin kurulması, insanlar arası etkileşim kolaylaşabilmektedir.

Örneğin: bir aile ev hayvanı edindiğinde hem ailenin birlikte geçirdiği, paylaştığı zaman ve aktivite artmakta hem de çocukların ziyaretçileri ve arkadaş sayısı artmaktadır. Çocukları evden ayrılan, başbaşa kalan evli çiftlerin ilişkisi olumlu etkilenmektedir. Tekerlekli sandalyede olan bir kişinin köpeği varsa sosyal ilişki kuran sayısı artmaktadır. Bakımevlerinde yalnız, içine kapanmış yaşlılar ve Alzheimer hastalarında sohbet artışı, yemekleri keyifle yeme, kendini iyi hissetme gibi yaşam kalite göstergelerinde olumlu değişim saptanmıştır.

-Tedavi Kolaylaştırma: Yaşlı, çocuk, engelli ve uzun süreli hastalığı olan bireylerin yaşam kalitesi, yaşam sevinci ve tedavi planına uyumu olumlu etkilenmektedir.

Örneğin; ortamda bir köpek olduğunda otistik çocuklar daha uzun süreli ilişki kurmakta, çevrelerine dikkat etmekte, psikolojik sorunu olan çocuklar kendilerini daha fazla ifade etmektedir. Bakımevlerine eğitimli hayvan ziyareti yapıldığında yaşlılar diğer etkinliklere de istekle katılmakta, köpekleri gezdirmeye gönüllü olarak yürüyüşlerini arttırmaktadır.

-İnsan İlişkilerinde Güven Artışı: Arkadaş canlısı bir hayvanı olan kişilerin özgüveni ve diğer insanlara güveni, diğer insanların hayvanı olanlara güveni artmaktadır.

Örneğin, deneysel bir araştırmada; sokakta yabancı kişilerden borç para, genç kızlardan telefon numarası ve yere düşürülen paranın toplanması için yardım istenmiş, eğer yardım isteyen kişinin yanında bir köpek var ise daha fazla kişinin yardımcı olduğu saptanmıştır.

-Empati Etkisi: Evinde hayvanı olan çocukların karşısındakini anlama yetisi örneğin; mutlu, kızgın, acıkmış, bir ihtiyacı var, hasta olabilir gibi gözlemleme yetileri artmaktadır. Bu yetilerin artması, sosyal ilişkilerine olumlu yansımaktadır.

-Öfkelenme/Kızgınlık Davranışlarında Azalma: İlkokula başlayan çocuklarda, sınıfa arkadaş canlısı, oyuncu bir köpek getirildiğinde öfkeli davranışların azaldığı gözlenmiştir.

-Depresyonda Azalma, İyi hissetme/İyimserlikte Artış: Köpeği olan veya düzenli köpek ziyareti yapılan yaşlı huzur evlerinde depresyon, yalnızlık hissi ve kaygılarda azalma olduğu, sosyal ilişkilerin ve yaşam kalitesinin arttığı, uzun süreli hastanede yatan çocuklarda oyun tedavisi kadar etkili olduğu gözlenmiştir.

Farklı deneyler ile kişilerin mutlu olmasını sağlayabilen; kitap okuma, dinlenme, sohbet etme, oyuncakla oynama ve canlı bir köpeği sevmek gibi faaliyetlerin etkisi kıyaslanmış, bir canlı köpeği okşarken mutlu/iyi hissetme etkisinin daha belirgin olduğu saptanmıştır.

Eğitime Etki:

Normal ve gelişim geriliği olan çocukların, deney ortamında bir hayvan olduğunda motor beceri testlerini daha başarılı tamamladıkları, bunun hem köpeklerin motivasyon etkisi hem de sakinleştirici ve stres azaltıcı etkisi ile olabileceği gösterilmiştir.

Konuşma sorunu olan ve olmayan okul öncesi çocukların, bir köpek olduğunda konsantre olma ve hafıza çalışmalarında daha başarılı olduğu görülmüştür.

İnsan Sağlığına Etki: Çeşitli bilimsel yöntemler kullanılarak gösterilmiştir: sözel değerlendirme, gözlem, deney, muayene bulguları (nabız, kan basıncı, kan oksijen miktarı, vücut ısı değişimi vd), kan, tükürük veya idrar tetkikleri (kortizol, prolaktin, oksitosin, renin aktivitesi, epinefrin, norepinefrin, dopamin düzeyi vd).

-Stres/Sıkıntı-Gerginlik: Vücudumuzda stres durumlarında değişen biyolojik etkiler incelenmiş, hayvanlar ile etkileşim sonrası hasta davranışları, şikayetleri, kalp-damar muayene bulguları ve kan tetkikleri gibi birçok bulgunun olumlu etkilendiği saptanmıştır. Örneğin; sevimli bir köpek ile kısa süreli aynı ortamda olan çocuklarda ve eğitimli/refakatçı bir köpek ile yaşamaya başlayan hasta çocuklarda stres göstergelerinin azaldığı saptanmıştır.

-Anksiete/Bunaltı ve Ağrı: Bakımevlerinde ve hastanelerde bir tıbbi işlem öncesi hayvanlarla ilişkinin korku ve anksieteyi azalttığı, sakinleşme sağladığı, özellikle çoçuklarda etkili olduğu, uzun süreli ağrı tedavisi olanlarda ilaca ihtiyacın azaldığı gözlenmiştir.

-Kalp-Damar Sağlığı: Çeşitli düzeylerde kalp damar sağlığı sorunu olan veya olmayan orta ve ileri yaşta kişilerin ev hayvanı olduğunda; daha az ilaç kullandıkları, kalp krizi sonrası hayatta kalma oranlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ev hayvanlarının bakımı ile ilgilenerek hayata bağlanma, mutlu hissetme, egzersiz oranlarında artış ve düzenli bir yaşam tarzı olan kişilerde kalp sağlığını koruyucu olumlu verilerin arttığı gözlenmiştir. Farklı yaşlarda kişilerin stresli durumlar karşısında kan basıncı ve kalp atım hızı/nabız gibi artabilen değerleri incelenmiş, ortamda hayvan olması ile bu değerlerde saptanan artışların daha az olduğu, çok daha hızla normale dönme eğiliminde olduğu, stresli durumla daha iyi baş edilebildiği gözlenmiştir.

Örneğin; kalp yetmezliği olan hastalarda yalnız yürüme ve bir köpek refakatinde yürüme kıyaslanmış köpek ile yürümede daha iyi uyum gözlenmiştir. Doktora standart muayene için başvuran 2-6 yaş çocuklar, heyecanla tetiklenebilen kan basıncı, nabız vb değerleri yönünden incelenmiş, ortamda sevimli bir köpek olduğunda ölçülebilir düzeyde olumlu etki olduğu, yanıltıcı olumsuz değerlerin azaldığı gösterilmiştir. Ancak; diş muayenesine giden 7-10 yaş çocuklarda aynı etki saptanmamıştır.

-İnsan Bağışıklık Sistemi: Bir araştırmada; bağışıklık sistemi için olumlu bir gösterge kabul edilen immünglobülin A düzeyi incelenmiş, canlı köpek ve oyuncak köpek ile belirli bir süre birarada olma ve oynamanın etkisi kıyaslanmış, canlı köpek ile ilişki kuranlarda yükselme saptanmıştır.

-Genel Sağlık: Ev hayvanı olanların hekime daha az başvurma ihtiyacı duyduğu, egzersiz oranlarının arttığı, uykusuzluk şikayeti ile ilaç talebinin azaldığı, kaliteli uykunun arttığı, çalışanlarda istirahat raporu süresinde azalma ve kendini iyi hissetme göstergelerinin arttığı saptanmıştır. Çocukları evden ayrılan ailelerde yeni döneme uyum artmakta ve hekime başvurma sayısı azalmaktadır. Psikolojik sorunları olan çocuklar çiftlik hayvanları ile etkileşime girdiklerinde göstergelerde düzelme olmaktadır.

Yukarıda sıralanan birçok olumlu etki oksitosin hormonunun artışı ile açıklanabilmektedir. Oksitosin hormonu, doğum, emzirme, cinsel ilişki, güvendiğimiz insanların bizi okşaması, kucaklaması gibi temas ile, hem kadın hem de erkeklerde beyinden salgılanır. Oksitosinin, empati, güven gibi olumlu sosyal ilişki artışı, depresyon, agresyon/kızgınlık eğiliminde azalma, çocuk ve eşine bağlanma gibi etkileri insanlarda gösterilmiştir. İnsanlar arası ilişkide olan bu etkilenmenin hayvanlar ile de olduğu gösterilmiştir. Örneğin; köpeğini 5-24 dk okşayan kişide oksitosin artabilmektedir.

Özetlenirse; koruyucu ve tedavi edici sağlık açısından tüm yaşlarda duygusal iyilik, sağlık ve davranış sorunlarında olumlu etki olmaktadır.

Kedilere Özel:

Ev hayvanları içinde kedilere özel ve farklı bir etki bulunmaktadır: “mırıltı” sesleri. Bu sesler, saptanabildiği kadarı ile 20-140 Hertz arasında titreşim oluşturmakta ve olumlu etkileri arttırmaktadır:

İyleştirici etki:

-Stresi azaltma, sakinleştirme, solunum sıkıntısını azaltma, kan basıncında düşme

-Kedi sahiplerinde %40 kalp krizi riskinde azalma

-Enfeksiyon, yumuşak doku incinmelerinin daha hızlı iyileşmesi

-Ençok 25-50 Hertz olmak üzere 100-200 Hertz’in kemik iyileşmesini desteklemesi

Hastalara destek:

-Alzheimer hastalarında anksiete,öfke patlamalarında azalma

-AİDS gibi ölümcül hastalığı olanlarda daha az depresyon belirtisi

-Yüksek tansiyonlu hastalar stres ile daha rahat başedebilmekte ve kan basınçları düşük kalabilmekte

-Kalp krizi geçirmiş hastalar daha uzun yaşayabilmekte

Sağlık sorunlarını önleme:

-Evinde hayvanı olan yaşlılarda, hem egzersiz artışı hemde dostluk kurmanın olumlu desteği ile gereksiz hastane başvuruları ve masrafları azalabilmekte

-Erkek hastalar daha az kalp sıkıntısı ve şikayeti yaşamakta, kan yağ düzeyleri düşebilmekte

-Çocuklarda allerji, astım ve egzema riskini azaltmaktadır.

Ev hayvanları hastalık taşır mı? Allerji yapar mı?

Ev hayvanları bizimle aynı ortamda yaşadıklarında ve düzenli veteriner kontrolüne gittiklerinde önemli sağlık sorunu yaratmazlar. Bahçeye girip çıkan hayvanların taşıyabileceği hastalıklar sanıldığından daha azdır çünkü hayvanları hasta eden birçok hastalık insanları etkilemez. İnsanlara geçebilen hastalıklar için veterinerler aşı ve diğer önlemleri almaktadır.

Allerji konusunda birçok farklı görüş ve birbirine zıt sonuçlar veren araştırmalar bulunmaktadır. Ancak, insan-hayvan etkileşimine olumlu yaklaşan bilimsel veri ve görüşler artmaktadır. Bebekliğinde aşırı temiz ortamlarda yaşayan çocuklarda daha sık astım, allerji ve enfeksiyon yatkınlığı olduğu, evinde hayvan olan, doğa ile içiçe yaşayanlarda daha az olduğu gözlenmiştir. Kedi-köpek allerji testlerinin nasıl yorumlanacağı, gerçek allerji kaynağının ne olduğu (tüy, salya, taşıdıkları mikroplar vs), hakkında bilimsel tartışmalar sürmektedir. Çocuğunuzu izleyen hekiminin sözünü dinleyin, alternatif görüşlere kulağınızı açık tutun..!

Sonuç olarak; insan hayvan etkileşiminde insanlar açısından olumlu etkiler öne çıkmaktadır. Hayvan için aynı şeyi söyleyebilir miyiz? Mutlu ve şanslı ev hayvanları elbette var ama terkedilen, doğasından farklı ortamlarda yaşamaya zorlanan hayvanlar ne yazıkki, azımsanmayacak kadar çok!!! Doğa, çevre ve hayvanlarla mutlu bir dünya, huzurlu ve sağlıklı bir yaşamı paylaşmamız dileği ile...

ÖNERİLER:

-Bir havyanı ömür boyu “iyi ve kötü günde” sorumluluğunu alacaksanız sahiplenin, ömür boyu dostunuz olacaktır!

-Hayvan dünyasını tanımak için araştırmalı, doğasına uygun ortamları sağlamalısınız.

-Hayvanlar da bebeklik, ergenlik ve yaşlılık dönemi yaşarlar, kişilikleri, huyları birbirinden farklıdır, sahiplenmeden önce tanışmalısınız.

-Hayvan yavrularını bir anlık heves için “hediye eşya” gibi alıp terk etmeyin, yaşayacakları acı “az” olmayacaktır!

-Petshop, üretim çiftlikleri ve yurtdışından kaçak gelen hayvanları satın almayın, çoğunda kötü muamele olduğunu unutmayın!

-Barınaklarda, veterinerlerde ve sokaklarda yeterince terkedilmiş cins, “saf kan” ve iyi huylu hayvan bulunmaktadır!

-Yunuslar, balinalar bize arkadaşlık edebilir ama eğitim ve gösteri hayvanı değildir, havuzlarda esaret altında tutulmamalı, işkence ile eğitilmemelidirler!

-Hayvanlara doğala yakın ortam sağlamayan hayvanat bahçelerine gitmeyiniz!

-Sirk ve çoğu hayvanat bahçelerinde hayvanlara kötü muamele edildiğini, esaretin onlara ağır bedel ödettiğini, çoğunun emekliliğe ayrılmadığını unutmayınız!



Comments

Loading...

Author

Author's Posts

OSTEOPOROSIS

What is osteoporosis? Osteoporosis is a disease characterized by low bone mass, ...

read more...

DO "BACK and NECK PAINS" WARN US? CAN IT BE A GOOD THING TO FEEL"PAIN"?

Yes! Many diseases can improve, can start simple and become complicated, even ca...

read more...

Pets and Our Health: Our Friends and Us

Our friendship and “work” relations with animals root back to thousands of years...

read more...

COMPUTER RELATED DISORDERS, RECOMENDATIONS

Musculoskeletal disorders are the most common work related/occupational diseases...

read more...

Related Articles